Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
Sonra’nın insanlar için ne anlam ifade ettiğini düşünüyorum bazen.
Her insan ‘sonra’yı düşünür mü? Sonrasızlık mümkün olmadığına göre ‘sonra’ kendisini düşündürtmek zorundadır, der sağlıklı işleyen bir akıl. Çünkü ‘önce’ vardır ve insan daima ‘şimdi’de düşünür ve doğal olarak da ‘sonra’ kendisini varlığıyla mecbur kılar.
Bilemiyorum, dünyada olan biten her şeyi düşününce, insanların büyük çoğunluğunun asla kaçınamayacakları ‘sonra’ ile ilişkilerinin pek de sağlıklı olduğu söylenemez, gibi geliyor bana.
Hayır, hayır; insanların ‘sonra’ ile ilişkilerinin olmadığını iddia etmiyorum; her insanın bir şekilde ilgilendiği şey her ne ise, onunla ilgili bir ‘sonra’ planı mutlaka vardır ve olur; her insanın en azından şimdi karnı duymuşsa, mutlaka acıkacağı için ‘sonra’ da karnını doyurmak zorunda olduğunu düşünmesi doğaldır.
Ve diğer bazı şeyler için insanın ‘sonra’yı düşünmesinin normal olduğunu da söyleyebiliriz, ama ya diğer şeyler?
İnsanı insan yapan ve ‘önce’ ile ‘sonra’yı birbirine bağlayan ‘şimdi’, insanların büyük çoğunluğunun kendilerini ve başkalarını ilgilendiren çok önemli olgular, olaylar ve insanlar için gelecek olan ‘sonra’ ile ilgili çok fazla düşünce ve davranışla dolu olduğunu hiç kimse iddia edemez.
Eğer iddia edilebilseydi, bugün ve şimdi, yoksulluğu, hırsızlıkları, cinayetleri, tecavüzleri, terörü, soykırımları, savaşları, şiddetin ve suçun her türlüsünü konuşuyor ve tartışıyor olmazdık.
‘Önce’ mahkemelerin işi değildir. Mahkemeler hep kesin bir ‘sonra’ ile ilgilenirler; ‘şimdi’ olup bitenlerin sonrasında câri kanunlar gereğince suç teşkil eden her şeyi yargılarlar ve suçluları cezalandırırlar.
İşte dikkatimi çeken bu ‘sonra’dır; suç ve ceza ilişkisinde ‘şimdi’ ve ‘sonra’ arasındaki bağın asla kopmadığını ve kopmayacağını bildiğimiz için, ‘sonra’nın getireceği her şeyin farkında olduğumuz için ‘sonra’ bize hep itici gelir ve onu düşünmekten özenle kaçınırız.
Ve bir süre sonra da ‘sonra’yı düşünmeden, düşünmeye ve davranmaya devam ederiz.
Sonra’nın insanlar için ne anlam ifade ettiğini bu yüzden düşünüyorum bazen.
Elbette her ceza mahkemelerde suçun karşılığına denk gelemez bütün sonralarda; bazı cezalar insanın zihninin içindedir bazıları da ahirete kalmışlardır.
Ve elbette ahiret en büyük ‘sonra’dır; cennet ve cehennem gibi sonsuz sonraların kapısını açan. Ahirete inanmayanların ‘sonra’ ile ilişkileri, bence, kendileri adına bir cinayetten başka bir şey değildir.
‘Sonra ne olur ya da ne olacak?’ diye soran insanların varlığı teselli edici de olsa, büyük çoğunluğun ‘sonra’ ile ilişkilerinin ne kadar hazin olduğunu söylememe gerek yok; pişmanlıklarla dolu sonraların ardıl sonralarda da derin cezalarla yüzleştiğini hepimiz biliyoruz.
Ama yine de çoğumuz, düşündüklerimizin ve yaptıklarımızın sonuçlarından doğan bütün sonralarda sorumsuz olmak için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışırız, ancak bu çabamız hiçbir işe yaramaz... kaçamadığımız bütün sonraları hep önümüzde bulmaya devam ederiz.
Pişmanlıkların da bir işe yaramayacağı bütün sonraları şimdiden düşündüğümüzde oysa kaçınmak isteyeceğimiz sorumluluklar azalacaktır, eğer biraz ‘sonra’yı düşünürsek.
Bugün öncenin sonrası olduğundan, dün düşünmediğimiz sonrayı yarın da düşünmeyeceğimizi biliyor olmak bizi rahatsız etmiyor mu?
Düşünelim mi şimdi sonrayı, yoksa sonra mı düşünelim sonrayı?
Karar sizin; iyilik, sonrasını düşünenlerin işi ve eylemidir; düşünmeyenlerin değil...
Mıra | Öznel Şeyler
- Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.
- Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
- Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
- Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.